15 Ağustos 2011 Pazartesi

Milliyet'in parasız armağanı;Esse Gesse arkası: "Barbo"


           "Barbo" adlı İtalyan çizgi romanının birkaç sayısı; bir dönem Milliyet gazetesince Teksas ve Tommiks arkasında (bir hafta Tom, bir hafta Blek'le birlikte arkalı önlü) verilmişti.

Karelerin bölünüşü ve çizim tarzıyla bana "Ormanın Oğlu" Akim'i andıran "Barbo", bir avukatın başından geçen hayli ilginç maceraları anlatıyor. 

Barbo'nun iki tam maceradan (Otuz Yıl Sonra, Katil Robotlar) oluşan kişisel cildini, yazın bir kez daha okudum. Daha sonraysa Türkiye'deki yayın hayatı, kaç sayı çıktığı vs. hakkında bir şeyler bulmak adına internette arama yaptım. Ne var ki, orijinal adı bizdekinden farklı olduğundan pek bir şey bulabilmiş değildim.

Üyesi olduğum "Altın Madalyon" adlı çizgi roman forumunda konuyla ilgili bir başlık açtım hemen. Hızla gelen yanıtlar hayli tatmin ediciydi. Hem oradan, hem de kendi bildiklerimden hareketle Barbo'yu tanıtmak için bu yazıyı hazırladım. 

***

Orijinal adı “Balboa” olan kahraman, "Martin Mystere" tutkunlarına yabancı gelmeyecek Çizgi Roman Senaristi "Sauro Pennacchioli" tarafından yaratılmış. 

İtalya'da 67. sayıya kadar "Ronny Balboa"; bu sayıdan itibaren de konunun gidişatıyla ilgili olarak "Ronny Ross" adıyla yayınlanan dizinin yayıncısı "Play Press". 

1996 yılında; 81. sayısında yayın hayatına son verilen dizinin her bir macerası doksan altı sayfadan oluşuyor. 



Kahramanlar:
Ronny Barbo: Babası suçsuz yere idam edilince avukat olmaya karar vermiş, ölüm cezasından hayatı boyunca nefret etmiş. Annesini de erken yaşta kaybeden avukat, üstün zekası sayesinde en zor davaları dahi çözebilme yeteneğine sahip. Bu yönüyle hakim karşısındaki "rakibi"ne soğuk terler döktürüyor. 

Cnut: Dış görünüş olarak Arnold Schwarzenegger'den esinlenilerek yaratılmış Dedektif Cnut, eski bir polis memuru. Kız kardeşi; Debra'ya karşı çok koruyucu. 

Debra: Cnut'un kardeşi Debra, sarışın ve oldukça güzel bir kadın. Sekreteri olduğu Barbo'ya platonik aşık. 

Adam: Bilgisayar ve teknolojik aletler konusunda uzman. 

Gazeteci Sonny: Barbo'nun sevgilisi. 

Komiser Simpson: Hukuksal konulara müdahale ettiğinden Barbo'yla sık sık ters düşer. Hatta onun azılı bir düşmanıdır. 

Kapak resimleri:
Bizdeki kapaklarını Türk bir ressam çizmiş. Ama o çizimlerdeki yoğun aksiyonun tersine, "Avukat Ronny Barbo" kavgacı bir tip değil. En azından okuduğum kadarıyla öyle, şimdiye kadar elinde silah falan görmedim. 

Orijinal "Barbo" kapakları: (Resimlerin büyük halleri için her birinin üzerine tıklayabilirsiniz.)



Not: Başlıktaki "Parasız Armağan" söz öbeği dikkatinizi çekmiştir büyük ihtimalle. "Parasız armağan mı olur?" diye sormuşsunuzdur. Eğer öyleyse kapağa dikkat:

10 yorum:

rasim dedi ki...

gazeteler acaba neden eskisi gibi çizgi roman eki vermiyor. biraz düşündürücü değilmi, bakıyorum gazetelerin içindede artık çizgi roman çizen kimseler yok. eskiden içindekileri okurduk. bari....

Kültürel Güncel dedi ki...

@Rasim,
Yorumunuz için çok teşekkürler. Gazetelerin içinde yer alan "Devamı yarın" tarzı çizgi roman karelerinin yayınlanmıyor olması, büyük ihtimalle "tembellik"ten kaynaklanıyor.

Örneğin, geçen sene Hürriyet Gazetesi, Ramazan boyunca dini bir çizgi roman tefrika etmişti. Ama, gazeteyi aldığım halde kesip biriktirmekten üşendim.

Dediğiniz gibi, kitap formatında verilen çizgi roman eklerinin sayısı da artık eskisi gibi çok değil. Yılda birkaç kez ancak... Üzücü bir durum...

Çizgi Roman Derneği'nin bu konuda çalışmaları var, diye biliyorum.

Darkwood Sâkini dedi ki...

Ben Barbo adlı bu çizgi romanı hiç okumadım. Sayenizde bu çizgi roman hakkında bilgilendiğim için size teşekkür borçluyum.

Ülkemizde pek tutulmamış; ki kendi ülkesinde de 81. sayıda kalması İtalya'nın Teks, Zagor, Dylan Dog, Dampyr, Mister No, Brendon, Martin Mystère vb Bonelli ağır topları karşısında zorlandığını gösteriyor. Yine insan "keşke brkaç sayısını okuyabilseydim" diyor.

Milliyet Yayınları'nın Barbo kapaklarının üzerine "Parasız Armağan" şeklinde bir ibare koyması da Türkçe'mizin kullanım durumunun ne halde olduğunu gözler önüne seriyor. Milliyet gibi bir yayıncı kuruluş Türkçe'yi böyle kullanırsa, halk ne yapsın?..

Selam ve sevgiler...

Kültürel Güncel dedi ki...

@Darkwood Sakini,
Asıl ben, bloguma yorum yaptığınız için, çok teşekkür ederim. :)

Her ne kadar Türkiye ve İtalya'da kıyıda köşede kalmış da olsa, Barbo bana göre farklı bir çizgi roman. Kahramanımız, konulara çok güzel yaklaşıyor.

Belki bir gün, bir kitapçıda Barbo'ya rastlarsınız.

Selamlar...

Rex dedi ki...

Sono Sauro Pennacchioli, mi piacerebbe sapere quanti numeri di Balboa sono stati pubblicati in Turchia. Grazie e ciao.

Kültürel Güncel dedi ki...

@Rex
Thanks for your comment.
4 or 5 Balboa's book published by Milliyet(Newspaper) in Turkey.

Rex dedi ki...

Grazie per la risposta. Qualcuno conosce i titoli degli episodi?
Sauro Pennacchioli

Kültürel Güncel dedi ki...

@Rex,
You're welcome. "Killer Robots" and "30 Years Later" Unfortunately, I don't know the names of all the books in Turkey.

Rex dedi ki...

Grazie. In Italia questi titoli corrispondono al n. 4 e al n. 5 del 1989.
Sauro Pennacchioli

Lami Tiryaki dedi ki...

Barbo hem kapak tasarımı hemde içeriği itibariyle bir miktar Nick Raider havası veren bir çizgi roman. Bana kalırsa Nick Raider'dan daha güzel bir çizgi roman. Dönemine göre İtalyan ekolünde sık görülmeyen bir takım tabuları cesurca deşifre edebilen (kadınlar hapishanesinde sapkın ilişkiler vb) detayları gizli senaryoları bugün bile keyifle okunabiliyor. Orijinal kapaklarındaki olgunluk günümüz kapaklarıyla yarışır durumda bence. Tay veya Alfa zamanında bu seriyi kötü pas geçmişler...

Selamlar
Lami