2 Ekim 2014 Perşembe

Şehir Köpeği: “Öfkem rehber olacak kendini şaşırmışlara”


Şehir Köpeği, yaratıcısı (aynı zamanda yazar ve çizeri Murat Bozkurt’un “öfkelendiği her şeyi çerçevesinde çizdiğini” söylediği modern dünyada yaşayan “cezalandırıcı” bir karakter. 

Upuzun saçları iki yanda toplanmış bu adam, kanı tek çözüm yolu olarak görüyor. Dikkat ederseniz, “döverek adam etmeyi” değil, kanı dedim. Kullandığı yöntem; yanlış yapanın, kafasını bozanın kafasını dağıtmak... “Öfkem rehber olacak kendini şaşırmışlara,” diyor Şehir Köpeği, fakat elinde zorla tuttuğu adalet terazisinin iki kefesi çok da dengede değil. Pisliğin içinde de olsa yaşamayı isteyecek ve başkalarının yaşama hakkını elinden alma hakkını kendinde görebilecek kadar egoist. Yine de şehrin (Aslında insanın.  Şehirlere bu sıfatı verdiren sadece nerde çokluk orda bokluk durumudur) pisliğinin içinde “en kötü adam” o değildir. Bunaltıcı şehrin atmosferini soluyan herkeste yanlış bir şeyler vardır. İnsanlar zehirlenmiş gibi ahmakça hareket eder, devam etmesini sağladıkları düzen bataklığında kaybolacaklarını bilseler de daha çok debelenirler, daha çok batarlar.

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Amatör Çizerin El Kitabı

Türkiye’de mizah dergileri kısıtlı çizgi roman üretiminin soluk noktası adeta… Tabii üretim alanı kısıtlı olunca çıkan işlerin kalitesi belli bir seviyenin altında oluyor kimi zaman. Çalakalem çizimler ve komik olmayı beceremeyen; küfür ve kötü davranışları her şeyin merkezine koyan, tek boyutlu esprilerin popüler olmasını yadırgıyorum. Ersin Karabulut’sa, bu dergilerde çizgi roman üreten ve yaptığı işin hakkını veren en iyi sanatçılardan biri. Sanatçının dördüncü çizgi roman albümü “Amatör” Uykusuz’da yayımlanışının ardından kitap olarak basıldı.


Karabulut, hayatından kesitler anlattığı ve oldukça tanınmasını sağlayan “Sandık İçi” adlı köşesinde “gerçekten” yaşadığı ve hissettiği şeylerden bahsettiğini yinelemiştir çok kez. Bunu, bazı okurlar köşenin samimiyetine rağmen halen anlatılanların gerçekliğinden kuşku duyduğu için yaptığına da değinmiştir. Kendi gerçekliklerini kağıda dökerken, mizahı öne çıkarsa da sözlerinin doğruluğuna; bu köşesini yakından takip eden biriyseniz inanırsınız. Çünkü uydurulamayacak kadar küçük ayrıntılara yer verir ve bu ayrıntılar birleştirildiğinde hiç mi hiç sırıtmaz. Onu çok uzaktan da olsa tanıyorsunuzdur artık, çocukluğundan şimdiki haline kadar…

22 Temmuz 2014 Salı

Çizgi romanda propaganda ve ırkçılık karşıtlığı

PROPAGANDA ARACI OLARAK ÇİZGİ ROMAN

Sorgulayan herkesin bir siyasi, politik bir görüşü vardır, "siyasi ya da politik herhangi bir görüşüm yok" cümlesi bile içinde gizli bir politik duruş barındırır. Sanatçıların da bu tür görüşlerinin olması elbette gayet normal. Ne var ki, toplumun farklı kesimleri onları tarafsız olmamakla suçlayabilmekte çoğu zaman. Her toplumsal olayda gözler bu kişilerin üzerine çevrilir; susacaklar mı, konu hakkında fikir beyan edecekler mi diye merakla beklenir. Eğer sanatçının siyasi görüşü biliniyorsa karşıt görüşte olanlar sanatçının yapıtında siyasi propaganda saklı olduğunu iddia edebilirler. Bu iddialar bazen doğrudur, bazense iddiadan öteye geçemezler. Tabii şu unutulmamalı ki, sanatçılar "adil" olmak zorunda değildir. 

Bu girişten sonra çizgi romanlara az çok ilginiz varsa muhtemelen bildiğiniz bazı örnekleri anlatıyorum. Eskiden yazdığım bu yazıyı -bana şimdi her sene arkeologlara Barbar Conan'ın memleketini farklı bir yerde bulduran bazı gazetecilerin yaptığı, derinliği olmayan, doldurma yazılardan biri gibi gelse de- taslaklarda duracağına yayımlayayım dedim. 

20 Temmuz 2014 Pazar

Modern Çağda Keloğlan: Kendi Başına Bir "Skandal"


         Dizi halindeki bir çizgi roman eserini bütün olarak değil de tek bir bölümüyle yorumlamak doğru olmaz elbette. Tüm sayılarını okuyamadığım çizgi romanlardan olmasına karşın Necdet Şen'in Hızlı Gazeteci'sini her okuduğumda konunun hem estetik hem de düşünsel yönden doğru bir biçimde anlatıldığını görmekteyim. Palas pandıras sunulmamış fikirler, okura tek bir doğruyu benimsemesi için baskı kurmadığı gibi basmakalıp doğruların olmadığı bir dünyaya işaret ediyor.


Tırtıl Fanzin Çıktı!

İçinde çizgi roman hakkında iki yazımın da olduğu Tırtıl Fanzin'i çıkardık. İzmir'de ve internette bu adreste bulabilirsiniz. issuu.com/mufasa_/docs/t__rt__l

Kapak Fanzin'i çıkardıktan sonra uzun bir süre ara vermiş olduk. Yazılar birikti, İzmir’de hava da cehennem sıcağı, eğer şehirdeysen ve evine kapanıyorsan bari bir şeyler yapayım diyorsun. Biz de, yani Boray ve ben, çoktandır istediğimiz yeni fanzini çıkartalım dedik. Farklı tellerden çaldık yine, bir de yazıları okurken dinlemeniz için playlist hazırladık :) Deneme, öykü, şiir, çizgi roman araştırma yazısı türevi şeyler var bu isimdeki ilk sayımızda. İyi okumalar! 
- Mustafa

4 Temmuz 2014 Cuma

Sinemada İllüzyon ve Büyü



            "Sanat hem bilinçli bir yanılsama, hem de coşkusal bir toparlanmadır. O       yanılsama, isteklerimizi gerçeğin ortasına fırlatır ve kendisi de gerçeğin     kendisi haline gelir." [1]

            Bir nesne, bir olay ya da bir olgu bir ressamın fırçasında, bir yazarın kaleminde, bir şarkının sözlerinde yeniden hayat bulursa, o artık eskisi gibi kalmaz. Ona yeni anlamlar yüklenmiş ve adeta "kişilik" kazandırılmıştır. Ama bu kişilik, ona tarih boyunca yüklenen ya da yüklenecek anlamlardan yalnızca biriyle eşdeğerdir.

Ernst Fischer
Realist bir yazar bile dış dünyayı, gözlemlerini her okuruna eşit derecede ve gördüğüyle aynı şekilde yansıtmayı başaramaz. Gerçekler kişiden kişiye değişir, ama Sigmund Freud'un dediği gibi "bir puro bazen sadece bir purodur". Sanat, bilinçli-biliçsiz yanılsamaları, yarattığı değişik anlamlarla kişilerde meydana getirdiği "öznel" duygularla gerçeklikten uzakta hüküm sürerken, aslında bir o kadar da içindedir.