4 Mayıs 2011 Çarşamba

Zagor’u roman halinde okumak!


Türk okurun en sevdiği çizgi roman kahramanlarından olan Baltalı İlah: Zagor, memleketi İtalya’da “roman” olarak piyasaya sürüldü.

Zagor’un senaristlerinden Moreno Burattini’nin yazdığı romanın ismi, Google Translate İtalyancam beni yanıltmıyorsa, “Jericho Duvarları”.


          Altın Madalyon’da konu hakkında yorumlar gırla gidiyor. Bazıları tasvirler iyi olursa bunun çok güzel olabileceğini söylüyor, bazılarıysa bir çizgi roman kahramanının roman sayfalarında epey sırıtacağını iddia ediyor. Ben “Mekan ve karakter betimlemeleri iyi olursa mükemmel olur” diyenlerdenim. Ve tabii bir de çeviri. Bence bir kitabın başka bir dile çevrildikten sonra bir başkasının gerekli düzeltmeleri yapması gerekiyor. Bu bir çizgi kahramanın romanı olduğuna göre onu yeterince tanıyan; tüm maceralarını okumuş birinin düzeltmeleri yapması çok daha iyi olacaktır. 
Kitabın Ferri imzalı kapak resmi


Çünkü bazı yayınevleri genelde daha az para harcamak için tercümanlarını iyi seçmiyorlar. (Neyse, bu başka bir yazının konusu)

Evet, kitaba dönelim. Işınla bizi Skati!

Az önce kitabın orijinal ismiyle internette arama yaptığımda İtalyanca bir metin buldum. Word formatı şeklindeki bu metin 27 sayfaydı. İtalyancam yetmediğinden (J) okuyamadım tabii. Yine de “Yoksa bu orijinal kitabın korsanı mı?” diye düşünmedim değil. Eğer öyleyse hem emeğe saygısızlık, hem de 27 sayfa az değil mi? Yani bir romandan bahsediyoruz burada. Sanırım bu soruların cevabını bizde de çıkınca öğrenebileceğiz.

Buradan yayınevi sahiplerine sesleniyorum: Bir “Zagorsever” olarak bu romanı bir an önce yayınlamanızı bekliyorum. Ve benim gibi düşünenlerin sayısı da, en azından, maliyeti kurtaracak kadardır, diye düşünüyorum. 

***

Sıra geldi “Zagor romanı”nı ilk duyduğum anda aklıma gelen kahramanın “Garip Ziyaretçi” adlı macerasına… (Senarist ve çizerini bilmiyorum, çünkü Tay Yayınları’ndan çıkan Zagorlarda ne orijinal sayı numarası, ne de sanatçı ismi var. )

“Rufus” adındaki genç yazar şehirde kulağına gelen Zagor’la ilgili söylentilerden bir roman dizisi yazmıştır. Hem de içine fazlasıyla “hayal gücü” katarak… Öyle ki bariz detaylar dışında kitabın neredeyse tamamı kurmacadır. Gerçeğe daha yakın ve ayrıntılı bir roman yazmak isteyen Rufus, Zagor’a bir süre yanında kalıp kalamayacağını sorar. Zagor ilk başta bunu özel hayatın gizliliğine aykırı bulsa da daha sonra kabul eder.

Gördüğünüz gibi kahramanımız, yüz ifadesinden de anlaşılacağı üzere, bu duruma oldukça şaşırıyor; içten içe de seviniyor. Onun yerinde kim olsa sevinir hani. Ününün Darkwood Ormanı'yla sınırlı kalmadığı; halk kahramanıymışçasına hakkında söylentiler yayılması mükemmel bir şey.


    Romanlardan memnun olmayan biri vardır: Çiko! Zira büyük bir heyecanla okuduğu satırlarda kendinden bahseden tek bir cümle dahi bulamayınca, haklı olarak içerlemiştir. Yazar hatasını anlayıp, sonraki romanlarında ondan da bahsedeceğine dair söz verir. (...)

E, o kadar anlattık. Devamını merak ediyorsanız sıra sizde. Çok merak ettiyseniz alın okuyun yani. Bahsettiğim macera yakın zamanda Lal Yayınları'nca Klasik Maceralar serisinde tekrar yayınlandı sanırım.



Yorum Gönder