27 Nisan 2012 Cuma

Genç Mustafa

 Yalın Alpay’ın senaryosunu yazdığı, Barış Keşoğlu’nun ise çizimlerini üstlendiği Genç Mustafa, geçtiğimiz senenin en tartışmalı kitapları arasındaydı. Ama tartışmaların büyük bölümü içeriğe değil “duyulan”a yönelik olduğu için verimli olmaktan ziyade yıkıcıydı. Bu yazı, Genç Mustafa’nın içeriği hakkında…

          Hikayede Mustafa Kemal’in gençlik yıllarına, dolayısıyla da özgürlükçü ve demokratik fikirlerinin oluşum sürecine uzanıyoruz. Mustafa Kemal, kitapta Harp Okulu’nda okuyan ve derslerinde çok başarılı olan bir öğrenci olarak çıkıyor karşımıza. Okulun kuralları katı, içeriye gazete, dergi ya da kitap sokmak bile yasak… Çünkü “bozguncu yayın” diye adlandırılan bu yayınların rejim karşıtı ifadeler içeriyor olabileceği düşünülmektedir. Okul kütüphanesiyse Osmanlı’nın çağın gerisinde kalmışlığını temsil edercesine tam takır kuru bakırdır…

Hayatı boyunca binlerce (resmi kayıtlara göre 3997) kitap okuyacak olan Mustafa Kemal, bu okuma yasağı karşısında ufkunu açmaktan geri durmaz. Gecelerini içeri gizlice soktuğu Fransızca kitapları okumaya ayırır. Böylece Voltaire, Rousseu gibi yazarları okuyarak onların fikirlerinden etkilenir. Mustafa Kemal, rejim karşıtı fikirleri ve bu fikirler doğrultusunda kurulmuş bir örgütün lideri olmak suçundan tutuklanır, işkence görür, ama yine de yılmaz. Yazar onun bu durumdaki iç sesini şöyle konuşturur:

“Bu bir mücadele… Ve bu mücadelede önemli olan burnumun bir kez olsun kanamamış olması değil. Önemli olan; burnumun kanamasını elimin tersiyle silip, mücadeleye son hızla devam etmem… Beni hiçbir şey durduramaz.”

Kitapta olaylar beş farklı bölümde beş farklı kişinin ağzından anlatılıyor: Editör, Çavuş, Ali Fuat, Mustafa ve Zülüflü İsmail Paşa… Editör, biraz da yazarın saklı kimliği gibi çıkıyor karşımıza. Turistik ziyaret için gittiği Prag’da girdiği bir sahafta eski bir Osmanlı madalyası gözüne ilişen editör, dükkan sahibine elinde Türkiye’yle ilgili başka bir şey olup olmadığını sorar ve sonraki bölümün anlatıcısı olacak bir çavuşun güncesine rastlar. İkinci Abdülhamit’in Yıldız Sarayı’nda görev yapmış olan çavuşun yazdığı günce, zaten o sıralar Ali Fuat Cebesoy’un anılarını okuyan editörün ilgisini çekmeyi başarır.

İşte şimdi asıl konuya girme vakti gelmiştir…

Genç Mustafa’yı önce bilimsel, dipnotlu, uzun bir makale olarak kaleme aldığını, ardından bu dipnotlu makaleyi bir öyküye ve son olarak da çizgi romana uyarladığını söyleyen Yalın Alpay kitabını şöyle anlatıyor:

Yalın Alpay
“Kitabım edebiyat-felsefe-siyaset-grafik roman dörtlemesini içinde taşıyan postmodern bir çalışma. Felsefesi bakımından adem-i merkeziyetçi değil, çok sesli. Bu felsefe, kendisini anlatı tekniklerinde de gösteriyor ve bu nedenle beş farklı anlatıcının ağzından anlatılıyor. Üslup ve felsefe farklılığı, doğal olarak tarihsel malzemeye de farklı bir gözle bakma olanağı sunmuş oluyor. Böylece aynı kanıtlardan, bilinen ''resmi anlatı'' Atatürk biyografilerine oranla çok daha farklı bir öykü kuruluyor.”
(Yalın Alpay – Kültürel Güncel röportajı)


Yirmi kitaptan oluşması tasarlanan serinin ilk kitabı Genç Mustafa, uzun metnine rağmen sıkılmadan okunabilecek akıcılıkta ve her okunuşunda okura farklı bir şeyler  sunmayı başarıyor. Kitap, tüm bu özellikleriyle de son dönem yerli çizgi romanımızın başarılı örneklerinden…                                                             

KÜNYE:
Yazar: Yalın Alpay
Çizer: Barış Keşoğlu
Yayınevi: Gaia
Basım Yılı: 2010
Etiket fiyatı: 16 TL 



(Bu yazı ilk olarak Altın Madalyon e-derginin Nisan 2012 tarihli ikinci sayısında yayımlanmıştır.)

Hiç yorum yok: