25 Kasım 2010 Perşembe

Semra Can Röportajım:

Mizah Dergisi PENGUEN'de 'Böyleyken Böyle'yi çizen Karikatürist Semra Can'la röportaj yaptım. Kendisine sorularımı yanıtladığı için teşekkür ederim.










Kültürel Güncel: Yaşantınızdan biraz bahsedebilir misiniz? 
Semra Can: Ev dergi arası yuvarlanıp gidiyorum dersem saçma mı olur bilmem. Ama en zor soruyu başa koymuşsunuz!..

K.G: Lisede notlarınız nasıldı? Sayısal dersleri sever miydiniz? (Ben nefret ederim de.) 
S.C: Üniversite okumak istediğim için deli gibi çalıştığım yıllar çalışkandım. Sayısal dersleri daha çok severdim. 


K.G: Karikatür çizmeye nasıl başladınız? 
S.C: Üniversitede çıkan bir dergide komik şiirler yazmaya çalışıyordum, dergiye çizim lazımdı ve ben karikatür çizmeye başladım.

K.G: Fermuar Dergisi'nde çizmeye başladığınız Böyleyken Böyle'yi beğenerek okuyoruz. Köşenizin bu kadar tutmasını neye borçlusunuz?
S.C: Borç? Borçtan korkarım... Okuyanlara  çok teşekkür ederim. Ama niye tuttuğunu bilmiyorum, bilsem daha önce yapardım zaten.


K.G: Bir röportajınızda ''Türkiye’de kadın çizer az değil, onları dergisinde çalıştıranların sayısı az.'' demiştiniz. Sizce bunun ne gibi bir nedeni olabilir?
S.C: Çizerleri, çizer ve kadın çizer diye ayırınca sorun çıkıyor çünkü. bu cevabın sorusu şu''Türkiye'de neden kadın çizerler az?''gibi bir şeydi. Sorunun cevabını vermek bana düşmez diye bu cevabı vermiştim. Hala da, sorunun muhatabı değilim diye düşünüyorum. Ondan işte ya..


K.G: Köşenizi dergide mi, yoksa evinizde mi çiziyorsunuz?
S.C: Evde çalışıyorum, bitmesine yakın dergiye gidip biraz da orda çalışıp öyle teslim ediyorum.


K.G: Gündem karikatürlerinde pek imzanızı göremiyoruz sanki?
S.C: Sevdiğim bir alan değil, ondan.


K.G: Kedileriniz Fıçı ve Miço'yu tanımayan yok. Hatta Garfield'dan sonra (belki de önce) dünyanın en ünlü kedileri diyebiliriz. Onlar hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?
S.C: İkisi de sokak kedisi. Fıçı Cihangir'de bir çöpten alınma, dişi ve 9 yaşında. Miço erkek ve 1,5 yaşında. Vee ikisi de konuşuyo!.. Şaka şaka...


K.G: Sizce Türkiye'de hayvanlara önem veriliyor mu? Bir hayvansever olarak Özellikle son dönemde hayvanlara karşı artan şiddet olayları (Son olarak İzmir'de felçli bir kedinin başına gelenler) hakkında ne düşünüyorsunuz?
S.C: Şiddet olaylarında genel bir artış var. Hayvanlara, çocuklara vb. O kedişin hikayesinden sonra çok büyük bir kalabalık ‘‘ben vicdan sahibiyim’’ dedi aslında... Daha  büyük kampanyaların başlatılması lazım diye düşünüyorum.


K.G: Gerçek hayatta kendinizi komik buluyor musunuz?
S.C: Hayır, ama azcık olabilir belki...


K.G: Karikatürist olmak isteyen gençlere herhangi bir öneriniz var mı?
S.C: Çalışmak iyi bir öneri olabilir mi acaba.

K.G: Son olarak söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?
S.C: Çok ciddi cevaplar vermiş olabilirim, idare edin.

2 yorum:

Selim dedi ki...

Kısa ama güzel bir röportaj. Tebrikler :)

Hazel dedi ki...

çok güzel, teşekkür ediyorum.Evet, kısa ama güzel bir röpörtaj olmuş.

Bir karikatürist olmak için gerekli olan çizim bende var kakat bunu mizahla sentezleyebilmek önemli olan.Bunu yapabilsem ne güzel olurdu.

Çok doğru söylemiş, çizen az kadın yok, iş verilen az kadın var.