28 Mayıs 2011 Cumartesi

Karşılarında Dante varsa “İblisler de Ağlar”

                              
          Bugün sizlere Japon oyun firması Capcom’un bir Playstation oyunundan uyarlanan animesinden (Japon çizgi dizisi) bahsedeceğim. Animenin adı “Devil May Cry”. Türkçesini söylersek “İblisler De Ağlar”. Anime, oyundan uyarlama olsa da kahramanın ana yapısı olarak çok farklı olduğunu düşünenler var. Bu konuda yorum yapamam; oyunu oynamadım. Tabii bu, izlerken büyük keyif aldığım animesinden bahsetmeme bir engel oluşturmuyor.

“Devil May Cry” birkaç silah ve kılıç darbesiyle öldürülen cehennem yaratıklarının yok edilişlerini anlatmıyor yalnız. Aynı zamanda olayların arka planının; gerektiği yerde komedi unsurlarıyla verilmesi 2007 yapımı diziye karşı büyük bir hayranlık duymanıza yol açıyor.

Kahramanımız; iblis baba(Sparda) ve insan annenin(Eva) mutlu evliliğinden doğan Dante, dünyayı korumak adına iblis avcısı olmuştur. Belki meslek seçiminde iblislerin, onu öldürüp, ruhunu ele geçirdiklerinde babası Sparda’nın güçlerine sahip olarak iblis dünyasının kralı olacaklarını düşünmeleri gizlidir. Dizi boyunca ruh avcısı iblislerden çok çekmiştir bahtsız; ancak karizmatik kahramanımız. 

Dante
Dante, -zeytinsiz olmasına özen gösterdiği- pizza ve çilekli dondurmadan oluşan günlük yemeğini yiyen; özünde, sözünde bir iblis avcısıdır. İblis çıkarma, yok etme gibi günlük işlerden sağladığı gelir, hemen bitmeye mahkumdur.

Çünkü elinde parayı tutmaz, daha doğrusu tutamaz. Zira dondurma yediği barlara “borç takan” biridir. Ve bütün kazancı ya barlara ya da belki de hayatı boyunca borçlu kalacağı bir meslektaşına gitmektedir.
*

Canı “çalışmak” istemediğinde, onca borcuna rağmen, iş teklif eden kişiyle konuşurken yüzünü örten dergiyi kaldırmaz bile. Ve o gün çalışmak istemediğini söyleyip, kestirip atar. Yani ona yeni bir iş vermek zordur. Hatta tek yolu vardır: onunla iddiaya girmek…

Kimi zaman salonun ortasındaki bilardo toplarından belli birini deliğe sokmaktır bu iddia, kimi zamansa poker oynamak. Kahramanımız “iblisleri geldikleri cehenneme postalama” mesleği dışında neredeyse her konuda şanssızdır. O yüzden girdiği her iddiayı kaybedip, yalnız dondurma yemek için kalkmak isteyeceği kanepesinden iblis avı için kalkmak zorunda kalır.
*
Patty Lowell
           Kızların hayranlıkla izlediği; erkeklerin pabucunun dama atılmasının nedeni Dante’nin temizlik konusunda hiç anlaşamadığı küçük Patty Lowell; anne babasını tanımadan yetimhanede büyümüş bir kızdır. Evlilik dışı dünyaya geldiğinden ölen babasının mirasını alma konusunda engellerle karşılaştığından, ilk bölümde Dante’den yardım alır. Bu yardım, uzun sürecek; “ben diyeyim baba-kız, siz deyin abi-kardeş” ilişkisinin de başlangıcıdır. Ama paragrafın başında dedim ya temizlik konusunda hiç anlaşamazlar. Dante’ye kalsa büro pislikten geçilmez. Oysa Sevimli Patty öyle midir? Büroyu kirletmemesi için onu defalarca uyarmış, her seferinde de elinde temizlik malzemeleri -söylene söylene- her tarafı pırıl pırıl yapmıştır. Hem de ertesi güne kalmadan her yerin eski haline döneceğini bile bile…
Dikkat et, arkanda!
Bir de Morrison var. Dante’nin ısrarla bozduğu elektronik eşyaları tamir eden ve ona “temizlik” işi getiren arkadaşı. Belki o olmasaydı kahramanımız iyiden iyiye parasız kalacaktı, kimbilir?
*

          Dante, karanlık kişiliğini az da olsa renklendirmeyi başaran çilekli dondurmasını yiyedursun; haydi gelin bizler de çilekli dondurmalarımızı kapıp onunla birlikte çilek kokulu maceralara atılalım. Tabii izlerken jenerik müziğini es geçmeyin, derim.

Bölümler:
01. Devil May Cry (İblisler De Ağlar)
02. Highway Star (Otoban Yıldızı)
03. Not Love (Aşk Değil)
04. Rolling Thunder
05. In Private (Kişisel)
06. Rock Queen (Rock Kraliçesi)
07. Wishes Come True (Dilekler Gerçek Oluyor)
08. Once Upon A Time (Bir Zamanlar)
09. Death Poker (Ölüm Pokeri)
10. The Last Promise (Son Söz)
11. Showtime! (Gösteri Zamanı)
12. Stylish! (Şık)

Hiç yorum yok: