20 Şubat 2011 Pazar

Türk Mitolojisi Hakkında - 4 (Büyük Tufan)

Diğer birçok mitolojide olduğu gibi Türk Mitolojisi'nde de Nuh Tufanı'na benzer bir olay iki farklı anlatıcı tarafından anlatılır. 


Efsaneye göre; Tufandan önce yeryüzünün hükümdarı Tengiz Han'dır. 

Tanrı Ülgen "Nama" adlı dönemin ünlü insanlarından birine tufan olacağını haber verir. İnsanları ve hayvanları tufandan korumak için bir gemi yapmasını öğütler. Nama oğullarıyla birlikte önce gemiyi yapar, sonraysa gemiye insan ve hayvanları doldururlar. 


Yeryüzünü aniden sis kaplar, dünya geceden daha fazla kararır. yer altından ve denizlerden sular fışkırır, yağmur yağar. Ve gemi yüzmeye başlar. Bir süre sonra kara tamamıyla kaybolur. Artık görünen yalnızca gökyüzü ve sonsuz sudur.



Nuray Yakaryılmaz'ın çizimiyle Yayık 
Gemi sonsuz suda uzun süre yol alır. Derken yağmur durur; sular çekilmeye, dağların tepeleri görünmeye başlar. Gemi sırayla Çomgoday ile Tukuttu Dağları'nda karaya oturur.

Suyun derinliğini öğrenmeden dışarı çıkmak istemedikleri için, Nama önce kuzgun, karga ve saksağanı, üçü de geri gelmeyince güvercini dışarıya gönderir. Güvercin gagasıyla tuttuğu bir dal ile birlikte geri döner. Nama'nın kuzgun, karga ve saksağanı görüp görmediğini sorması üzerine hepsinin bir leşi gagaladıklarını söyler.
Nama güvercine "Onlar sonsuza kadar leş yesinler, sen de benim sadık yardımcım olarak evlatlarımla yaşa " der. Büyük Tufan sonrası, Yayaçı ve Yayık adlarıyla tanrılar arasına girer.



Bir başka efsaneye göreyse bu durum şöyledir;
Tufan olacağını ilk önce demir boynuzlu Gök Teke -yedi gün dolaşarak, acı acı bağırarak- haber vermiş. Ardından yedi gün boyunca yer sallanmış, dağlar ateş püskürtmüş, yağmur yağmış, fırtına çıkmış, kar ve dolu yağmış. Sonrasındaysa müthiş bir sağanak bastırmış. Ülgen ve altı kardeşi (yine yedi) tufan olacağını anlayıp, büyük bir gemi yaparak insan ve hayvan neslinin devamını sağlamışlar.

Hiç yorum yok: