15 Şubat 2011 Salı

Bir kitapla çok şey değişir: Oliver Twist


        Charles Dickens'ın 1830'larda yazdığı üç ciltlik romanı Oliver Twist hayatın yalnız bir noktadan bakıldığı gibi olmadığını, bir de madalyonun öteki yüzünün olduğunu açıkca göstermesi bakımından o dönemde büyük bir aydınlanma ve farkına varmaya sebep oldu.

          Dickens romanını önce bir dergide bölümler halinde, beğenilince de üç ciltlik bir dizi olarak yayınladı. 1830'larda Londra, küçük şehirlerde yaşayanlar için iş bulma umuduyla göç edilen bir umut kapısıydı. Ama iş göründüğü gibi değildi. Her yeni göçle birlikte bir yandan Londra'nın nüfusu hızla artıyor, bir yandan da "işsizler ordusu" çoğalıyordu. Yani dışında yaşayanlar "Londra'nın taşı toprağı altın" diye düşünseler de içine girenler durumun vehametini kavrıyorlardı.



Oliver Twist'in İlk baskısı
İşverenler için durum karlıydı tabii... Çünkü göçler arttıkça "Ne iş olsa yaparım abi!.. Karın tokluğuna çalışırım." diye kapılarına gelenlerin sayısı artıyor ve bu durumda az paraya çok işçi çalıştırıyorlardı.

2 Milyon nüfuslu Londra'nın şehir merkezinde yaşayan zenginler ise  tüm Londra halkının kendileri gibi güzel koşullarda, giderek zenginleşerek yaşadıklarını sanıyordu. Oysa onlar da -tıpkı Londra dışında yaşayanlar gibi- yanılıyordu.


Charles Dickens
Kısacası şehir zenginler ve fakirler olarak ikiye ayrılmıştı. Ve bir taraf varlık içinde yaşamını sürdürürken, diğer taraf çetin yaşam şartlarıyla mücadele ediyordu. Üstelik bu savaşa tek başlarına katılmalarına da izin verilmiyor, fakirler için ıslahevleri kuruluyordu. Islahevleri katı kurallarıyla onların zenginler gibi aileleriyle yaşamalarına bile imkan tanımıyordu. Çünkü oralarda yaşayanlar kadınlar, erkekler ve yaşlılar diye gruplandırılmıştı.

İşte Dickens'ın romanı böyle bir Londra'da geçiyor ve madalyonun bir yüzünün parlarken diğer yüzünün masumiyetini yitirmiş katiller ve hırsızlarla dolu karalığını cesurca haykırıyordu.

Romandan önce bilinmediği ya da korkulduğu için dile getirilemeyen düşünceler olduğu gibi sergilenince halk bu konuda daha duyarlı hale geldi. Ve bir romanla çok şey değişmiş oldu!..
1968'deki "Oliver" filminde Oliver biraz daha çorba isterken

Kitabın konusu:
Doğar doğmaz yetim kalan Oliver Twist, bir ıslahevinde aç bir halde yaşıyordur. Orada yaşayan diğer çocuklar da onun gibi açlık çektiklerinden Oliver'i biraz daha çorba istemesi için ikna ederler. Oliver çorba isteyince "sorun yaratıcı" olarak nitelendirilir ve oradan uzaklaştırılmaya çalışılır. Bu amaçla çırak isteyen ilk kişiye düşük bir ücret karşılığında verilecektir. Bir tabutçu onu çırak olarak alır,  fakat hiç de iyi davranmaz.
Evin köpeğine verilen soğuk et parçaları ve artıklar ona verdikleri yegane yemektir.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir gün oradaki bir başka çırak olan Noah tarafından kışkırtılır ve kavgaya zorlanır. Üzerine atladığı Noah'ın çığlıklarını duyan diğerleri tarafından dövülünce çareyi kaçmakta bulur. Fakat gideceği yeri bilmediği gibi bir an önce uzaklaşmak zorundadır. En sonunda çareyi Londra'ya gitmekte bulur. Karşısına çıkan bir başka çocukla birlikte, rahat yaşayacağını düşündüğü bir adamın yanına gider. Tabii onun çocuklara karın tokluğuna hırsızlık yaptıran bir çete lideri olduğundan habersizdir...


Roman Polanski'nin yönettiği "Oliver Twist" filminden bir kare

Popüler Kültürde Oliver Twist:
  • Roman ilk çıktığında o kadar popüler olmuştu ki İngiltere Kraliçesi Victoria bile okumuştu. Kitabın yakaladığı bu başarı 1948'de bu romandan uyarlama ilk filmin çekilmesiyle tekrarlandı. 
  • 1960'da "Oliver" adlı bir müzikal ve 1968'de aynı isimde bir müzikal film sahnelendi. 
  • Son olarak 2005 yılında Oscar ödüllü yönetmen Roman Polanski romanla aynı isimdeki filmi çekti. Bu film aralarında en ünlüsü olarak görülse de 1968 yapımı "Oliver" filmi de kendi döneminde büyük ses getirmiştir.

2 yorum:

Ege dedi ki...

Elinize sağlık...

Kültürel Güncel dedi ki...

@Ege
Teşekkür ederim...