13 Eylül 2010 Pazartesi

İstekler Bir, Diller Ayrı:

     Dört farklı milletten dört kişi arkadaş olmuş, seyahat ediyorlardı. Beş parasız gezerlerken biri onlara acıyıp bir lira verir. Arap olan der ki; ''Bu parayla inep alalım. Benim canım inep istiyor.'' İnep, Arapça'da üzüm demektir. Acem buna itiraz eder; ''Hayır engur alalım!'' Engur, Farsça üzüm demektir. Rum ; ''Hayır arkadaşlar . Ne inep, ne engur alalım. Bu sıcakta bize istafil iyi gelir.'' İstafil de Rumca üzüm anlamına gelir.

    Türk, bakar diğerleri parayı sahiplenmiş,  bir lira elden gidiyor. Dayanamaz; ''Ben sizin dediklerinizden hiçbirini istemiyorum. Üzüm alalım!'' diye kükremez mi?''

İnepti, engurdu, istafildi, üzümdü derken tartışma kavgaya dönüşür. Yumruklar havada uçuşur. Derken; halk arasında hatrı sayılır bir ihtiyar oradan geçer.Kavganın nedenini sorar. Hepsinin istediğinin aynı şey olduğunu anlar ve adamlara herkesin istediğini alabileceğini söyleyip, bir lirayı alır. Doğru pazara koşar ve elinde bir liralık üzümle geri döner. Dört adam hem memnun hem de şaşkın bir şekilde ihtiyara teşekkür eder ve seyahatlerine devam ederler.

Hiç yorum yok: