16 Mayıs 2010 Pazar

İhtiyar Adam ve Hükümdar


     Hükümdarın biri maiyetiyle ülkesinde gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın, tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü ve uzaktan seslendi:

- Baba, sen neden fidan dikmeye uğraşıorsun? Maşallah yaşını almışsın, bu diktiğin fidanların vereceği meyveler sana nasip olmaz ki!


İhtiyar cevap vermiş:
- Diktiğim fidanların mevesini bizim yememiz şart değildir! Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yemişsek, bizden sonrakiler de bizim diktiğimiz fidanların meyvesini yer.

Bu cevap hükümdarın son derece hoşuna gitmiş ve ihtiyara bir kese altın verilmesini emretmiş.

İhtiyar çiftçi bu ihsanı karşılıksız bırakmamak için demiş ki:
- Gördün mü evlat! Bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi.

Bu bilgece cevap da hükümdarı memnun edince bir kese altın daha verilmesini emretmiş.

İhtiyar sıradan biri olmadığını belirtmek istercesine vermiş cevabı:

- Evlat, herkesin diktiği fidan yılda bir meyve verirken, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyve verdi.

Hükümdar bir kese altının daha adama verilmesini emredince vezir araya girerek hükümdarı uyarmış:

- Aman sultanım bir an önce buradan gidelim. Bu ihtiyar bu gidişle tarlasına fidan dikmek yerine, devletin hazinesine darı ekecek.

Hiç yorum yok: