9 Şubat 2010 Salı

Fatih Sultan (II.) Mehmet ve Adalet Anlayışı



Geçmişten günümüze ışık tutan adalet anlayışını en iyi şekilde anlatan ve herkesin ders alması gereken bir olay ...

İstanbul’un fethinden sonra şehrin imarıyla da ilgilenen Fatih Sultan Mehmet, fetihten yaklaşık on yıl kadar sonra Rum asıllı Mimar Atik Sinan (Khristodoulos) ’a, kubbesi Ayasofya’dan daha büyük bir cami yapmasını istemiştir. Ve bu caminin kubbesinin 5 arşın olmasını emretmiştir.

Fatih'in isteğini kabul eden Atik Sinan mermer sütunları üç arşın kestirdi. Ama yaptırdığı cami Fatih’in istediği ölçüde heybetli olmadı.

Fatih Sultan Mehmet, yeni yapılan camiyi görünce emrine neden uyulmadığını sordu. Mimar; büyük bir depremde caminin yıkılacağından korktuğu için kubbesini Ayasofya’dan daha küçük yapmak zorunda kaldığını ve bu yüzden sütunları kestirdiğini söyledi.

Fatih kendinden izin alınmadan böyle bir işe kalkıştığı için mimarın ellerinin kesilmesi emrini verdi.

Mimar Atik Sinan hesaplarına göre Ayasofya’nın kubbesinden daha büyük bir kubbenin, depremde yıkılabileceğini düşündüğünü söylüyordu . Ama emir bir kere verilmişti...

Elleri kesilen mimar haklılığına olan güvenini çevresinin de onayıyla pekiştirdi ve Fatih”i mahkemeye verdi.
Kadı Hızır Bey Fatih'i mahkemeye çağırdı.

Fatih mahkemeye geldi ve duruşma başladı.

Karşı taraf savunmasını yaptı, mimar gerekçelerini açıkladı ve kadı kararını verdi: Fatih Sultan Mehmet suçlu bulundu ve kendisi de mimara uyguladığı cezayla yani elleri kesilerek cezalandırılacaktı!..

Bunu duyan Mimar Atik Sinan kulaklarına inanamadı ve şikayetini geri çekti. Kadı, bunu kabul ederek cezayı maddi tazminata çevirdi ve mimara yüklü bir miktarda tazminat ödenmesine karar verdi... Duruşma sona erdikten sonra hala olayın şaşkınlığı içindeki mimar mahkeme odasından dışarıya çıktı.

Bu sırada Fatih, çıkardığı kılıcı kadıya göstererek;

“Eğer sen Allah’ın hükmünü uygulamayıp, elimi kesmeye beni mahkum etmeseydin bununla kelleni uçururdum.” der.


Kadı Hızır Bey de oturduğu minderin arkasına sakladığı topuzu çıkararak cevap verir:

“Sen de benim hükmümü kabul etmeseydin, ben de bununla seni delik deşik ederdim.”

Hiç yorum yok: